Amara

Loading... Select your Languages

Turkish subtitles

← Salman Khan: Let's use video to reinvent education

View Subtitles (24)

Showing Revision 1, created 05/12/2011 by MinJung Kim .

  1. Title:
    Salman Khan: Let's use video to reinvent education
  2. Description:

    http://www.ted.com Salman Khan talks about how and why he created the remarkable Khan Academy, a carefully structured series of educational videos offering complete curricula in math and, now, other subjects. He shows the power of interactive exercises, and calls for teachers to consider flipping the traditional classroom script -- give students video lectures to watch at home, and do "homework" in the classroom with the teacher available to help.

  3. Khan Akademi en çok içerdiği
  4. videolarla tanınıyor,
  5. o yüzden başlamadan önce,
  6. birazcık montajı göstereyim sizlere.
  7. (Video)Salman Khna: Yani hipotenüs beş olacak.
  8. Bu hayvanın fosilleri sadece Güney Amerikanın bu bölgesinde bulundu --
  9. ve de güzel temiz bir bantta --
  10. ve Afrikanın bu kısmında.
  11. Yüzey üzerinden integral alabiliriz;
  12. ve kullanılan simge genelde büyük sigmadır.
  13. Ulus Birleşmesi: Onlar Halk Güvenliği komitesini oluşturdular,
  14. ki bu da güzel bir komite gibi duruyor.
  15. Dikkat, bu bir aldehit,
  16. ve bu da bir alkol.
  17. Efektör ve hafıza hücrelerine diferansiyel etmeye başla.
  18. Bir galaksi.Hey, işte başka bir galaksi.
  19. Oh bak, başka bir galaksi daha.
  20. Ve dolar için, onların 30 milyon doları,
  21. artı Amerikalı üreticilerin 20 milyon doları.
  22. Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa,
  23. o zaman duygularınız yok demektir.
  24. (Kahkahalar)
  25. (Alkışlar)
  26. SK:Şu an da basit aritmetikten
  27. tutun da vektör kalkülüse kadar
  28. giden konuların hepsini ve burada
  29. gördüğünüz konuları kapsayan
  30. 2,200 adet videomuz var.
  31. Ayda bir milyon öğrencinin kullandığı bir siteye sahibiz,
  32. günlük 100den 200,000e kadar giden bir sırada izlenme değerimiz var.
  33. Ama burada konuşacağımız şey
  34. bunu bir sonraki adıma nasıl taşıyacağımız.
  35. Ama bunu yapmadan önce,
  36. Bu işe nasıl başladığımı anlatmak istiyorum.
  37. Ve bazılarınız bunu zaten biliyor olabilir,
  38. yaklaşık beş sene önce bir yatırım fonunda analisttim.
  39. Ve Boston'daydım,
  40. ve New Orleans'taki kuzenlerime uzaktan ders anlatıyordum.
  41. Ve ilk Youtube videolarını gerçekten
  42. olsa iyi olur tarzında,
  43. kuzenlerim için bir destek olsun diye,
  44. onlara taze bir başlangıç yapmaları için, ekledim.
  45. İlk videoları yükler yüklemez,
  46. ilginç bir şey oldu.
  47. aslında bir çok ilginç şey oldu.
  48. Bunlardan ilki kuzenlerimin geri dönüşüydü.
  49. Youtube'daki beni
  50. birey olan bene tercih ettiklerini söylediler.
  51. (Kahkahalar)
  52. Ve bunun doğasını sinsi bir biçimde anlayınca,
  53. burada gerçekten derin bir şey var aslında.
  54. Onlar diyorlardı ki
  55. kuzenlerinin otomatik versiyonunu
  56. kuzenlerine tercih ediyorlardı.
  57. İlk başta, bu çok sezgisel olmayan bir şeydi,
  58. ama onların bakış açısından, bir çok anlamı var.
  59. Bu durumda onlar
  60. kuzenlerini durdurup tekrar ediyorlar,
  61. benim vaktimi harcadıklarını düşünmeden.
  62. Bir iki hafta önce öğrenmeleri gereken,
  63. ya da belki bir iki sene önce, birşeyleri tekrar
  64. etmeleri gerekince,
  65. kuzenlerine sormaktan çekinmemeliler.
  66. Onlar bu videoları izleyebilirler.Eğer sıkılırlarsa ilerlerler.
  67. Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.
  68. Ve büyük ihtimalle bunun en az takdir edilen kısmı
  69. bir kavramdır, o kavramda
  70. beyninizi yeni bir konsepte alıştırmaya çalışırken
  71. ilk başta, en başında,
  72. ihtiyacınız olan son şeyin,
  73. başka birinin gelip, ''Bunu anladın mı?'' demesidir.
  74. Ve bu kuzenlerimle daha önceki iletişimlerimizde oluyordu.
  75. Ve şimdi kendi odalarında
  76. bunu yapabilirler.
  77. Olan başka bir şey ise --
  78. Onların Youtube'a koyarken
  79. gizli yapmak için bir neden görmedim,
  80. diğer insanların da izlemesini istedim.
  81. Ve ardından insanlar buna rastladılar.
  82. Ve bazı yorumlar ve mektuplar almaya başladım
  83. ve de dünyanın her tarafından her çeşir
  84. geri bildirim aldım.
  85. Birkaçı burada.
  86. Bu kalkülüs derslerinden birine ait.
  87. Ve birisi Youtube'a yazdı --
  88. bu bir Youtube yorumuydu:
  89. ''İlk defa türev alırken gülümsedim.''
  90. (Kahkahalar)
  91. Ve burada duralım.
  92. Bu kişi bir türev aldı
  93. ve sonra güldüler.
  94. Ve sonra aynı yoruma bir cevap -- bu başlıkta var.
  95. Youtube'a girip bu yorumlara bakabilirsiniz --
  96. başka birisi yazmış: ''Burada da aynısı oldu.
  97. Yüksek bir not aldım ve gün boyunca havamdaydım.
  98. Sınıfta bu matris yazılarını
  99. görüşümü hatırlıyorum,
  100. ve burada tamamen, ''Kung fu biliyorum'' der gibiydim.
  101. (Kahkahalar)
  102. Ve bunun gibi bir çok geri bildirim alıyoruz.
  103. Bu gerçekten insanlara yardımcı oluyordu.
  104. Ama sonra, izlenme sayısı artıkça,
  105. insanlardan mektuplar almaya başladım,
  106. ve artık anlaşılıyordu ki bu
  107. olsa iyi olurdan daha fazlasıydı.
  108. Bu o mektupların
  109. bir tanesinden alıntı.
  110. ''12 yaşındaki oğlumda otizm var
  111. ve matematikle ilgili çok zor zamanları oldu.
  112. Herşeyi denedik.
  113. her şeye baktık, her şeyi satın aldık.
  114. Ondalık sayılar ile ilgili videonuza denk geldik ve o bunu anladı.
  115. Sonra korkutucu kesirli sayılar konusuna geldik.Yine, anladı.
  116. İnanamadık.
  117. Çok heyecanlıydı.
  118. Ve anlayabileceğiniz üzere,
  119. burada ben bir yatırım fonu için analisttim.
  120. Sosyal değeri olan bir iş yapmak benim için çok garipti.
  121. (Kahkahalar)
  122. (Alkışlar)
  123. Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.
  124. Ve başka bir kaç bir şey daha kafama dank etti.
  125. Bu, sadece şu anda kuzenlerime,
  126. ya da mektupları gönderenlere değil,
  127. ama bu konsept hiç eskimeyeceğine göre,
  128. çocuklarına da
  129. ya da torunlarına da yardım edebilir.
  130. Eğer Isaac Newton
  131. kalkülüs ile ilgili Youtube'da videolar yapsaydı
  132. benim yapmama gerek kalmazdı.
  133. (Kahkahalar)
  134. İyi olduğunu varsayarsak tabi.Bilemeyiz.
  135. (Kahkahalar)
  136. Ve olan başka bir şeyde--
  137. ve bu noktada dahi, dedim ki, ''Tamam, belki bu iyi bir destek.
  138. Motive öğrenciler için iyi.
  139. Belki evden dersleri takip edenler için iyi.''
  140. Ama bunun bir şekilde sınıfa girebileceğini
  141. düşünmedim.
  142. Ama sonra öğretmenlerden mektuplar almaya başladım.
  143. Ve öğretmenler,
  144. ''Sınıfı harekete geçirmek için videolarınızı kullanıyoruz.
  145. Dersleri siz vermişsiniz, biz şimdi ne yapalım...''
  146. ve bu ileride Amerika'daki her sınıfta olabilir,
  147. ''...yaptığım şey dersleri ödev olarak veriyorum.
  148. Ve ödev olarak verdiklerimi ise,
  149. şimdi öğrencilerim sınıfta yapabiliyorlar.''
  150. Ve burada durmak --
  151. (Alkışlar)
  152. Burada bir saniye durmak istiyorum,
  153. çünkü burada ilginç olan şeyler var.
  154. Bir, bu öğretmenler bunu yaptıkları zaman,
  155. açık olarak görülen bir fayda var --
  156. o fayda onların öğrencilerinin de
  157. benim kuzenlerimin yaptığı gibi videolardan zevk alabilmesi.
  158. Durdurabilirler, kendi hızlarında tekrar edebilirler,
  159. kendi zamanlarında.
  160. Ama daha ilginç olan şey ise --
  161. ve sınıfta teknoloji ile ilgili konuşunca sezgisel olmayan bir şekilde
  162. bir seviye hepsine uyar tarzı bir eğitimi sınıftan çıkarıp
  163. öğrencilerin evlerinde kendi hızlarına göre gidebilecekleri,
  164. ve sonra sınıfa gelince, iş yapabilecekleri,
  165. öğretmenlerin etrafında dolanacakları,
  166. birbiri ile iletişimde olan çiftler halinde çalışacakları,
  167. bir durumda öğretmenler sınıfı insancıl
  168. hale getirmek adına bu teknolojiyi kullanıyor.
  169. Temel olarak insancıl olmayan bir deneyimi alıyorlar --
  170. 30 tane çocuk parmakları dudaklarında,
  171. birbirleri ile iletişimde değiller.
  172. Bir öğretmen, ne kadar iyi olursa olsun,
  173. bu bir seviye hepsine uyar tarzı eğitimi
  174. 30 öğrenciye veriyor --
  175. boş suratlar, birazcık muhalefet --
  176. ve şimdi bu bir insan deneyi.
  177. Şimdi onlar birbiri ile iletişimde olabiliyorlar.
  178. Yani Khan Akademi --
  179. İşimi bıraktım
  180. ve gerçek bir organizasyon haline geldik --
  181. biz kar amacı gütmüyoruz --
  182. soru, bunu nasıl bir adım öteye taşırız?
  183. Öğretmenlerin kendi doğal çıkarımları ile yaptığı
  184. şeyleri nasıl alacağız?
  185. Ve size burada göstereceğim şey,
  186. bunlar gerçek örnekler
  187. kuzenlerime yazmaya başladığım şeyler.
  188. Daha başlarda yazmaya başladığım şeyler.
  189. Bu onun biraz daha rekabetçi bir versiyonu.
  190. Ama buradaki paradigma, ihtiyacınız ne kadarsa o kadar soru üretiyoruz
  191. o konsepti anlayana kadar,
  192. 10 da 10 yapana kadar.
  193. Ve de Khan Akademi videoları orada.
  194. İpuçlarını alırsınız, o problem için gereken adımları izlersiniz,
  195. Nasıl yapılacağını bilmiyorsanız.
  196. Ama buradaki paradigma, çok basit bir şey gibi gözüküyor:
  197. 10 da 10, sonra ilerlersin.
  198. Ama bu şu anda sınıflarda olanlardan temel olarak farklı.
  199. Geleneksel bir sınıfta,
  200. ödevleriniz vardır,
  201. ödev, ders, ödev, ders,
  202. ve sonrada sınav.
  203. Ve bu sınav, yüzde 70 te yapsanız, 80 de
  204. 90 da ya da belki 95,
  205. sınıf bir sonraki konuya geçer.
  206. Ve o 95lik öğrenci bile,
  207. bilmediği yüzde 5 lik kısım neydi?
  208. Belki de bir şeyi sıfırdan yükseltirken gereken bir şeyi öğrenemediler.
  209. Ve o şeyi bir sonraki konseptte inşa edersin.
  210. Bu bisiklete binmeyi
  211. öğrenmeye başlamak gibidir,
  212. ve belki de size zamanın ardında bir ders veriyorum şimdi,
  213. bir bisikleti size iki haftalığına veriyorum.
  214. Ve iki hafta sonra dönüp
  215. ''Evet ne yapmışsın görelim.Sola dönüşlerinde sorun var.
  216. düzgünce duramıyorsun.
  217. yüzde 80 lik bir bisiklet sürücüsüsün.
  218. Alnına kocaman bir C notu yapıştırıyorun
  219. ve diyorum ki, ''İşte tek tekerlekli bisiklet.''
  220. Ama kulağa saçma geldiği kadar,
  221. şu an da sınıflarımızda olan şey de
  222. bu.
  223. Ve fikir şu, ilerledikçe
  224. ve iyi öğrenciler birden cebirde hatalara başlıyor
  225. ve kalkülüste birden hatlara başlıyor,
  226. zeki olmanın dışında, iyi öğretmenlere sahip olmanın dışında.
  227. Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor.
  228. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.
  229. Yani bizim modelimiz
  230. matematiği geri kalan her şeyi nasıl öğreniyorsanız öyle öğrenmenizi sağlamak,
  231. tıpkı bisiklete binmeyi öğrenmeniz gibi.
  232. Bisikletin üstünde kalın.Düşün.
  233. Ustalaşana kadar vaktinizi harcayın.
  234. Geleneksel model,deneyip
  235. yanılmanızı cezalandırıyor,
  236. ama ustalığı da beklemiyor.
  237. Biz denemenizi istiyoruz.Hata yapmanızı istiyoruz.
  238. Ama usta olmanızı da bekliyoruz.
  239. Bu da modüllerden bir diğeri.
  240. Bu trigonometri.
  241. Bu ötelenen ve yansıyan fonksiyonlar.
  242. Ve hepsi birbiri ile uyumlu.
  243. Bunlardan şu anda 90 tane var.
  244. Ve şu anda siteye girebilirsiniz.Hepsi bedava.Birşey satmaya çalışmıyorum.
  245. Ama genel fikir şu ki hepsi bu bilgi haritasına uyumlu.
  246. En tepedeki nokta, bu gerçek anlamda tek haneli toplama.
  247. Bir artı bir eşittir iki gibi birşey.
  248. Ve paradigma şu şekilde devam ediyor, o konuda 10 da 10 yapınca,
  249. daha fazla ve daha ileri konulara geçişe izin veriyor.
  250. Eğer bilgi haritasında gitmeye devam ederseniz,
  251. daha ileri aritmetiğe geçiyoruz.
  252. Daha da ilerde, cebir öncesi ve başlangıç seviyesi cebir var.
  253. Daha da sonra, cebir bir , cebir iki konuları,
  254. birazcık kalkülüs öncesi.
  255. Ve fikir şu ki, bu yöntemle aslında herşeyi öğretebiliriz --
  256. yani bu çerçeve içerisinde anlatabileceğimiz
  257. herşeyi.
  258. Düşünün bir -- ve bu bizim üzerinde çalıştığımız şey --
  259. bu bilgi haritasından
  260. mantığınız var, bilgisayar programlamanız var,
  261. grameriniz var, genetik biliminiz var,
  262. hepsi o çekirdekten geliyor,
  263. eğer bunu ve şunu bilirseniz,
  264. şimdi bir sonraki konsept için hazırsınız demektir.
  265. Bu her bireysel öğrenici için geçerlidir,
  266. ve sizin bunu çocuklarınıza göstermenizi istiyorum,
  267. ama aynı zamanda bu topluluktaki herkesin kendileri içinde denemelerini istiyorum.
  268. Yemek masasında olan şeyleri değiştirecek bir şey bu.
  269. Ama yapmak istediğimiz şey
  270. daha önceden öğretmenlerin bana mail attıkları
  271. sınıfı değiştirmek olayı için bu doğal çıkarımı kullanmak.
  272. Ve sizi gösterdiğim şey,
  273. Los Altos okul bölgesinden (pilot bölge) gerçek veriler,
  274. iki tane beşinci sınıf iki tane yedinci sınıfı alıyorlar
  275. ve eski matematik müfredatını tamamen alıyorlar.
  276. Bu çocuklar ders kitabı kullanmıyor,
  277. bir seviye hepsine uyar tarzı bir eğitim almıyorlar.
  278. Onlar Khan Akademi'yi kullanıyorlar, o yazılımı kullanıyorlar,
  279. matematik derslerinin kabaca yarısında.
  280. Ve bunu netleştirmek istiyorum, biz bunu tam bir matematik eğitimi olarak görmüyoruz.
  281. Bunun yaptığı şey --Los Altos'da olan da bu--
  282. zaman kazandırmak.
  283. Blok haline getirip müdahele etmek,
  284. denklemlerden oluşan bir sistem boyunca nasıl hareket edeceğinizden emin olmak,
  285. ve simulasyonlar için, oyunlar için,
  286. mekanik için, robot inşası için zaman kazanmak demek,
  287. tepenin ne kadar yüksek olduğunu anlamak için gölgesine bakılır.
  288. Ve paradigma şu, öğretmen her gün sınıfa gelir,
  289. her çocuk kendisine göre çalışır --
  290. ve Los Altos okul bölgesinden gerçek bir panel --
  291. ve bu panele bakarlar.
  292. Her sıra bir öğrenci.
  293. Her sütün ise konulardan bir tanesi.
  294. Yeşil öğrencinin zaten o konuda iyi olduğunu gösteriyor.
  295. Mavi onların çalıştıklarını gösteriyor -- endişeye gerek yok.
  296. Kırmızı ise onların takılıp kaldığını gösteriyor.
  297. Ve öğretmenin yaptığı şey ise gerçek anlamda gelip,
  298. ''Bu kırmızı çocuklara gidip yardımcı olayım.''
  299. Daha da iyisi, ''Konuyu zaten iyi anlamış olan
  300. yeşillerden bir tanesini ilk yöntem olarak
  301. arkadaşına konuyu
  302. anlatması için teşvik edeyim.''
  303. (Alkışlar)
  304. Çok veri merkezli bir gerçeklikten geldim buraya,
  305. yani öğretmenin çocuğa gidip
  306. de rahatsız edici sorular sormasını istemeyiz:
  307. ''Oh, anlamadığın şey ne?'' ya da ''Anladığın şey ne?''
  308. ve geri kalanı.
  309. Yani bizim paradigmamız öğretmenleri olabildiği kadar çok veri ile desteklemek --
  310. neredeyse başka herhangi konular içinde beklenebilecek
  311. gerçek bir veri, eğer finanstaysanız, ya da pazarlamadaysanız ya da üretimdeyseniz.
  312. Ve bu sayede öğretmenler öğrencilerin nerede hata yaptığını görebilir
  313. olabildiğince üretken bir biçimde etkileşime girebilirler.
  314. Yani şimdi öğretmenler öğrencinin ne ile alakadar olduğunu tam olarak biliyor,
  315. her gün ne kadar vakit harcıyorlar, hangi videoları izliyorlar,
  316. videoları ne zaman durduruyorlar, durmalarını sağlayan şey ne,
  317. hangi alıştırmaları kullanıyorlar,
  318. nelere odaklanmışlar?
  319. Dışarıdaki çember hangi alıştırmalara odaklanmışlar onu gösteriyor.
  320. İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.
  321. Ve veri gayet anlaşılır bir biçimde
  322. yani öğrencinin bildiği ya da yanıldığı yeri tam olarak bilirsiniz.
  323. Kırmızı yanlış, mavi doğru.
  324. En soldaki soru öğrencinin denediği ilk soru.
  325. Videoyu şurada izlemişler.
  326. Ve görüyorsunuz ki, eninde sonunda, 10 da 10 yapabilmişler.
  327. Bu neredeyse onların en son 10 soruda öğrenişlerini görmek gibi.
  328. Aynı zamanda hızlanıyorlar.
  329. Yükseklik ne kadar zaman aldığını gösteriyor.
  330. Yani kendi zamanına göre çalışmaktan konuştuğunuz zaman,
  331. herkes için mantıklı hale geliyor -- eğitim dili ile, ayrıştırmalı öğrenme --
  332. ama bunu sınıfta görmek biraz delice.
  333. Çünkü bunu her yaptığımızda,
  334. her sınıfta,
  335. defalarca, eğer beş gün verirseniz,
  336. bazı çocuklar öne geçiyor
  337. bazıları da biraz geride kalıyor.
  338. Ve geleneksel modelde, anlık bir ödev yaparsanız,
  339. dersiniz ki, ''Şu çocuklar yetenekli, şunlar ise o kadar iyi bilmiyor.
  340. belki de farklı bir biçimde izlenmeliler.
  341. Belki de onların sınıflarını ayırmalıyız.''
  342. Ama her öğrencinin kendi seviyesinde çalışmasına izin verdiğinizde --
  343. yine defalarca ve defalarca gördük ki --
  344. bir konuda veya diğerinde biraz daha fazla
  345. vakit harcayan öğrenciler,
  346. bir kere konuyu anlayınca,
  347. yarışta öne geçiyorlar.
  348. Ve altı hafta önce yeteneksiz dediğiniz bazı öğrenciler,
  349. şimdi baksanız yetenekli oluyorlar.
  350. Ve bunu her seferinde, defalarca ve defalarca tekrardan sonra gördük.
  351. Ve bu düşündürücü
  352. bir çoğumuzun yararlandığı o kadar çok etiketten ne kadarı
  353. sadece zamanın getirdiği bir tesadüftü.
  354. Şimdi Los Altos gibi bir bölgede
  355. bunun gibi değerli bir şey ile,
  356. amacımız teknolojiyi beşeri etkileşimi artırmak
  357. için kullanmak, sadece Los Altos'da değil, ama global bir ölçekte,
  358. Eğitimde olan şey bu.
  359. Ve gerçekte,bu önemli bir noktaya geliyor.
  360. Sınıfı insanlaştırma adına yapılan bir çok şey
  361. öğrencinin öğretmene bölündüğü orana odaklanıyor.
  362. Bizim aklımızda, ilgili ölçek ise
  363. öğrenci bölü --değerli insan zamanı--
  364. öğretmen oranı.
  365. Yani geleneksel modelde, öğretmenlerin zamanlarının çoğu
  366. ders vererek, not vererek,ve neyin yapılmayacağını söyleyerek geçiyor.
  367. Belki zamanlarının yüzde beşi gerçekten öğrencinin yanına
  368. oturup gerçekten onlarla çalışmakla geçiyor.
  369. Şu an da ise zamanlarının yüzde yüzü bununla geçiyor.
  370. Yani bir kez daha, teknolojiyi kullanarak, sadece sınıfı değiştirerek değil,
  371. sınıfı insanlaştırıyorsunuz,diyebilirim ki,
  372. 5 veya 10 kat daha fazla bir biçimde.
  373. Ve Los Altos'da değerli olduğu kadar,
  374. geri dönüp daha önce öğrenmeleri gereken şeylere
  375. bakmaya utanan insanlara ne kadar fayda sağlar
  376. hayal edin.
  377. Hayal edin Kalküta'daki bir
  378. sokak çocuğu ailesine
  379. gün boyunca yardım etmek zorunda,
  380. ve bu yüzden okula gidemiyor.
  381. ama şimdi günde iki saat harcayabilirler ve telafi edebilirler,
  382. ya da utanmaksızın hız kazanabilirler
  383. bildikleri ya da bilmedikleri bir konuda.
  384. Hayal edin sınıfta birbirine
  385. yardım eden öğrencilerin olduğu
  386. bir ortamda neler olur.
  387. Ama bu sadece bir sistem.
  388. Bu eşli sistemin sınıfın dışına
  389. taşınmaması için
  390. bir sebep yok.
  391. Hayal edin ki bir öğrenci Kalküta'dan
  392. birden sizin oğlunuza bir şeyler öğretiyor olsun,
  393. ya da sizin oğlunuz Kalküta'daki o çocuğa bir şeyler anlatabilir mi?
  394. Ve gördüğünüz şey bu anlamda küresel bir
  395. sınıf olma yolunda ilerliyor.
  396. Ve bu temel olarak inşa etmeye çalıştığımız şey.
  397. Teşekkürler.
  398. (Alkışlar)
  399. Bill Gates:Motivasyon ve geri bildirim ile ilgili bir sistem
  400. hakkında çalışmalar yaptığını gördüm --
  401. enerji noktaları, hak edilince alınan rozetler.
  402. Neler düşündüğünü anlatır mısın?
  403. SK:Evet.Bunun üzerinde çalışan harika bir takımımız var.
  404. Ve belirtmeliyim ki, artık sadece ben değilim.
  405. Hala videoların hepsini ben yapıyorum,
  406. ama yazılımı yapan muhteşem bir ekibimiz var.
  407. Evet, oraya bir çok oyun mekaniği koyduk
  408. rozetleri aldığınız yere,
  409. alana göre lider tabloları yapmaya başlayacağız ve puanlar alabileceksiniz.
  410. Aslında çok ilginç.
  411. ne kadar puan aldığınıza ya da ne kadar çok şey yaptığınıza bağlı olarak rozet verme işlemi,
  412. bunu sistem genişliği boyunca görüyoruz,
  413. 10binlerce beşinci sınıf ya da yedinci sınıf öğrencisi
  414. onlara hangi rozeti verdiğinize göre
  415. bir yönden diğerine gidiyor.
  416. (Kahkahalar)
  417. BG:Ve Los Altos ile beraber yaptığınız çalışma,
  418. O nasıl ortaya çıktı?
  419. SK: Los Altos, biraz çılgıncaydı.
  420. Bir kez daha söyleyeyim, bunun sınıflarda kullanılmasını beklemiyordum.
  421. Yönetimlerinden birisi geldi ve dedi ki,
  422. Sınıf içerisinde tam yetkin olsaydı ne yapardın?''
  423. Ve dedim ki, ''Sadece her öğrencinin kendi seviyesinde çalışmasını saplardım
  424. ve bunun gibi bir şey, ve size bir panel verirdim.''
  425. Ve dediler ki, ''Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz.''
  426. Ve benle takımın geri kalanı,
  427. ''Bunu asla yapmak istemeyecekler.'' diyorduk.
  428. Ama tam olarak bir gün sonra onlar dedi ki, ''İki hafta içerisinde başlayabilir misiniz?''
  429. (Kahkahalar)
  430. BG: Beşinci sınıf matematiği, nasıl gidiyor şu anda?
  431. SK: İki tane beşinci sınıf ve iki tane de yedinci sınıf.
  432. Ve onlar bunu bölgesel düzeyde yapıyorlar.
  433. Bence onları asıl heyecanlandıran artık çocukları takip edebilecek olmaları.
  434. Bu sadece okul içi bir iş değil.
  435. Noel tatilinde dahi bazı çocukların çalıştığını izledik.
  436. Ve herşeyi takip edebiliyoruz.
  437. Yani bütün bölge boyunca çocukları takip edebiliyorlar.
  438. Yaz boyunca, bir öğretmenden diğerine geçtiklerinde,
  439. verilerin devamlılığı sağlanıyor
  440. bölgesel düzeyde dahi bunu görebiliyorlar.
  441. BG: Gördüklerimizden bazıları
  442. o çocuklar ile ilgili aslında neler
  443. olduğunu takip eden öğretmenler içindi.
  444. Yani onların aslında ne demek istediklerini
  445. anlamak için öğretmenlerden geri bildirim alıyor musunuz?
  446. SK:Evet.Onların çoğu öğretmenler tarafından yapıldı.
  447. öğrenciler kendi verilerini görebilsin diye bazılarını yaptık,
  448. ama öğretmenler ile çok sıkı bir tasarım döngümüz var.
  449. Ve onlar tam anlamıyla, ''Bu güzel ama...'' diyebiliyorlar.
  450. Odaklanma grafiği gibi, birçok öğretmen dedi ki,
  451. ''Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde
  452. dolandıklarına dair bir düşüncem var.''
  453. Bizde sonra odaklanma diyagramını yaptık.
  454. Yani bunlar tamamen öğretmenler tarafından ilerletiliyor.
  455. Bu baya çılgınca.
  456. BG: Büyük çapta bir atılım için hazır mı bu proje?
  457. Önümüzdeki eğitim yılında birçok okulun bunu denemesi gerektiğini düşünüyor musun?
  458. SK: Evet, proje hazır.
  459. Sitede zaten bir milyon insan var,
  460. bir kaç milyonla da başa çıkabiliriz.
  461. (Kahkahalar)
  462. Yarın Amerika'daki her sınıfta bunun
  463. olmaması için bir sebep yok.
  464. BG: Ve de öğretme olayının vizyonu.
  465. Fikir şurada, eğer konu ile ilgili bir kafa karışıklığım oluştuysa,
  466. bir şekilde arayüzü kullanarak
  467. gönüllü olan insanlara ulaşabilirim,
  468. belki de onların başarılarına bakarak,
  469. ve o insanlarla kontağa geçip zaman ayarlayabilirim değil mi?
  470. SK: Kesinlikle.Ve bu, bu ortamdaki her
  471. kişiye de tavsiye ettiğim birşey.
  472. Öğretmenlerin sahip olduğu panele, şu anda girebilirsiniz
  473. ve çocuklarınız, yeğenleriniz, ya da kuzenleriniz
  474. için koç olabilirsiniz
  475. ya da ''Boys and Girls Club''taki çocuklara.
  476. Ve evet, bir akıl hocası ya da öğretmen olmaya
  477. hemen şimdi başlayabilirsiniz.
  478. Hepsi burada.
  479. BG: Gerçekten, bu muhteşem.
  480. Bence gelecekteki eğitimin nasıl olacağını bize gösteriyorsun.
  481. Teşekkürler.(SK:Teşekkürler.)
  482. (Alkışlar)